Tozpembe bir saadet duygusu veren aile kavramı çevresinde mistik bir hava vardır. Aile ana kucağıdır. Küçük Ev’in tatlı duygusallığıdır. Çocuklarıyla gurur duyarak ayakta dikilen ane ve babadır. Dengelidir, ince işlenmiştir; sıcak ve yalındır; gerçeklikle lekelenmemiştir.
Kuşkusuz evdeki gerçeklik reklam ve medya sektörlerince sunulan suni tatlandırıcılı duygusallıktan çok daha farklıdır. Üyeleri ne kadar parlak, mutlu, süzme olursa olsun, ailelerin hepsinde aksaklıklar çıkar. Asıl önemli olan bu aksaklığın derecesidir.
Aileyi oluşturan geleneksel anlayışların çözüldüğüne pek şüphe yok. Boşanma oranları almış başını gidiyor ve bir …
Siyasal partiler eskiden idealler üzerine inşa edilmiş kurumlardı. Soldan sağa kadar modern partilerin çoğu, tek meseleli gruplar olarak dünyayı değiştirme amacıyla yola çıkmıştı. Zaman içinde sağlık, eğitim, adalet, emeklilik sistemleri, askerlik hizmeti gibi konulardaki görüşlerle birer kanaat yığışımına dönüşme yönünde evrim gösterdiler. Sorun şu ki, insanlar artık görüşlerinde tutarlı değiller. Her birinin iyi ve kötü fikirleri olduğu için, bir dizi parti arasında bölüştüreceğimiz on oyumuz olsa daha yararlı olurdu. Tek parça bir siyasi ahenge yönelik çabalar, dünyaya deneyimlerimize uymuyor. Sonuç …
Uzun ömürlü olmak daha caziptir, zira ölmekten daha iyidir. Hoş, ama boş bir sav. Gene de köklü şirketlere itimat duyar insanlar. Eh, bir şirket bu kadar süre ayakta kalmışsa, muhakkak iyi şeyler yapıyor olmalıdır. Arie de Geus Yaşayan Şirket kitabında, Japonya ve Avrupa’da bütün firmalar düzeyinde ortalama ömrün 12,5 yıl olduğunu gösteren bir Hollanda araştırmasından söz ediyor. “Çokuluslu-Fortune 500 veya dengi- bir şirketin ortalama yaşam süresi 40 ila 50 yıl arasında” diyor, 1970’te Fortune 500 listesine giren şirketlerin üçte birinin …
Reklamların çoğu, reklam gibi görünür. Yani çoğu reklam aynı görünür. Çoğu reklam gözden kaçar. Bu yüzden benim tavsiyem herkes zikzak yaparken sizin zakzik yapmanızdır. Reklam gibi olmayan reklamlar yapmaya çalışın. Bilhassa rakiplerinizinki gibi reklamlar yapmayın. Bir keresinde ödüllü bir çalışmasını gördüğüm İngiliz metin yazarı Jay Furby durumu şöyle açıklıyor: “Her kategorinin (nasıl görünmesi gerektiğine dair) yazılı olmayan reklam kuralları vardı. Bunu ancak cesur bir müşteri yıkabilir, ama öne çıkmak için de bunu yapmalısınız.”
Saatchi çalışmaları gösteriyor ki reklam kokan bir reklam;
Modern …
Büyük sanat yönetimi, bakan kişinin gözünü iletişiminize yönlendirmektir. Neye, nasıl ve hangi sırada bakacağınızı söyler.
Dikkat (veya Görsel) Öncelik Sistemi, gazetenin editoryal tasarımıyla ilgili kullanıldığını duyduğum bir terim ve bu ilkeleri şekillendiriyor. Genel kanı gazetenin ön sayfasını bir “paket” olarak tasarlamak; en iyi fotoğrafı ve en güçlü, en kısa başlığı öne çıkarmak, ikincil unsurları çok hiyerarşik biçimde küçük yapmak. Hiçbir şey şansa bırakılmaz veya dikkat dağıtmasına izin verilmez. Reklamınızı yapmak için düşünülmesi gereken yol bu.
İnsan gözü sürekli yön değiştirmeye programlıdır, aktif …
Modern aklın fazla uyarılması insanların dikkat sürelerinin kısaldığı anlamına geliyor. 1964′te Amerikalıların gözlemleri ortalama 30 saniye iken, 1974′te Japon ziyaretçilerin sıra ilerlemeden Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’sını incelemeleri 10 saniyeydi.
Bugünlerde iş yapması için uzun metrajlı filmler bir filmin hikayesinin ilk 19 dakika içinde etkili bir dönüm noktası olmalı. Ana akım Hollywood özelliklerinin kurgu kalıpları her yıl hissedilir derecede hızlanıyor. TV şovu yazarlarının öteden beri kullandığı babadan kalma kurallar, bir saatlik şovun içinde ilk 15 dakikanın bir hikaye dönemeci oluşturmasına …