calisma degerleriKapitalizm ile Hıristiyanlık arasında yakın ilişkiler vardır. Bildiğimiz şekliyle kapitalizm, yeni bir çalışma ahlakı getiren Protestan devrimi olmadan asla gelişemezdi. Martin Luther ibadet etmeleri ve çalışmaları –Latince ora et labora- gerektiğini söylemişti. Çalışma başlı başına iyi bir davranıştı, maneviyatı güçlendiren ve kibri azaltan bir biat edimiydi. Burada çıkan sonuç, çalışmanın asıl özünün o kadar önem taşımadığıdır. Çalışma iyidir. Aynı şeyleri tekrarlayarak bir makinenin başında 12 saat geçirseniz de çalışma iyi bir şeydir. Çalışma edimi iyidir; o halde çalışmaya can atmalısınız ve çalışmanız gerekir. Böylece Luther’in fermanıyla, içten motivasyonlu işçilerin oluşturduğu kuşaklar birbirini izledi. Bu işçiler çalışmak istiyordu, çünkü çalışma iyileşmeye giden yoldu.

Başka yerlere baktığınızda değerler sisteminin Batı’nın temel anlayışlarıyla bağdaşmadığını görürsünüz. Batı dünyasının mihenk noktası-ve başlangıçta sanayide elde ettikleri üstünlüğün temeli- çalışmadır. Buna karşılık Doğu kendi Luther’in bağrına basıyor; Konfüçyüs. Luther çalışmayı yüceltirken, Konfüçyüs bilgeliği yüceltiyordu. Uzakdoğu’da, çoğu insan daha evleneceği eşi bulmadan çocuklarının eğitimi için para biriktirmeye başlar. Doğu dünyasında bilgelik her şeydir.

Doğu ekonomilerinde birçok insan hem Buda’ya hem de Konfüçyüs’e inanır. Budizm yatay dayanışmadan yanadır. Konfüçyüsçülük ise dikey bağlılığı öğütler. Çoğu Batılı için klasik bir oksimoron ve paradoks olan böyle bir yaklaşım, yani aynı anda hem yatay hem dikey bir yapılanma bu insanlar için dünyadaki en doğal şeydir. Biraz yöne vermek için kapitalizm ekleyin, ışık hızında giden tehlikeli bir makine elde edersiniz. Aynı sistemin tepesine komünizmi koyun, başka bir tehlikeli makine elde edersiniz. Bu özel olguyu kanıtlayacak çok örnek var.

Değerler farklıdır. Çin ekonomisi sözleşmeler ve avukatların yerine geçen, daha güçlü ve masrafsız olan güven, yani guanxi kavramı üzerine kuruldur. Nerede olurlarsa olsunar işbirliğine yönelen dış Çinlilere de yansır bu kavram. Çinliler bilgi ve sermayenin, mal ve hizmetlerin serbestçe aktığı küresel bir şebeke kurmuşlardır. Sözleşmeler olmadan ne kadar iş yapabilirsiniz? Mesele gidip güvene dayandığında, kaç meslektaşınızı, tedarikçinizi, müşterinizi işin içine katabilirsiniz?

Değerler farklıdır. Japonya’da robotlara ünlü şarkıcıların adları veriliri. Kaçınızın işyerinde ABB Tarkan var? Bir Japon sendikasının grev anlayışı öğle tatiline denk getirilmiş bir saatlik iş bırakmadır. Şirket aile olduğu için, işveren ile çalışanın hedefleri örtüğür. İş saatleri içindeki bir grev bu nedenle üretkenliğe karşıt bir şey olarak görülür, yani kendine karşı grev yapmış sayılır.

Değerler farklıdır. Noel’i ele alalım. Birkaç yıl önce, Tamagoçi, Teletabi ve Förbi’nin zaferle gelişinden önce, bir araştırmacı Danimarka oyuncak yapımcısı Lego’ya gitmiştir. Söylemeye gerek yok, Lego çocukların Noel’de ne istedikleriye ilgilenir. Ve onların istekleriyle geniş Pazar araştırmaları yapar. Aşağıda 5-12 yaş arasındaki çocukların Noel hediyesi olarak ne istedikleri üzerine Britanya’da yapılmış bir araştırmanın sonuçlarını yazacağım. Birkaç istisna dışında, bizler küçüklüğümüzde ne istiyorsak onları ister görünüyor Britanyalı çocuklar.

Britanya

Bisiklet

Giysi (genel)

Kitap

Giysi (spor)

Oyun (bilgisayarlı)

Duvar saati/kol saati

Lego

Bilgisayar

Spor Malzemesi

Nintendo

Bu arada Lego, Japonya’daki Pazar payı küçük olmasına rağmen Japonya potansiyel olarak büyük ve gelişen bir pazar olduğundan, 5-12 yaşındaki Japon çocuklarının isteklerini de öğrenmek istemiş. İşte sonuçlar.

Japonya

Elektronik hatıra defteri

Kablosuz telefon

Kelime işlemci

Kişisel telefon

CD/radyo/kasetçalar

Kişisel bilgisayar

Faks

Teleskop

CD mini-stereo

Elektronik org

Sizce kim geleceğin müşteri hizmetlerini geliştirecek? İngiltere’deki şirketler mi, Japonya’daki şirketler mi?

Not: Araştırma 1992-93 gibi yapılmıştır.